20 Ekim 2009

Ören-Çökertme-Mazı

Örende kaldığımız pansiyonda güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra ve pansiyon sahibinin hanımı bayanla biraz muhabbet ettik. Pansiyon sahibinin Pansiyonun bakıma ihtiyacı olduğunu, yerinin çok güzel olduğundan bahsettik.









Mazı tarafına gidebilmemiz için önce Ören'in içinden geçiyoruz. Ören'den direk Milas yönünen gidilebiliyor. Biz batıya gidip Çökertme ye, oradan Mazı ya gidip daha sonra kuzeye Mumcular dan Bodrum yoluna çıkmak için bir plan yaptık.





Çökertmede bir teras detayı.



Kemerköy Termik Santralı



Örenden çıkıp Mazı tarafına doğru yol aldığınımızda farkedilmesi imkansız bir termik santral manzarası ile karşı karşıya kalıyoruz. Ekşi sözlükte birisi 300m bacası ile Türkiyenin en yüksek termik santral bacasına Gökova nın pipisi demiş. Bacalar ne kadar uzun olursa o kadar duman ve tozu daha yaygın bir alana gönderiyor. Böylece çevreye çok zarar vermiyor izlenimi veriyor. Termik santralde baca gazının tehlikesinin haricinde küllerinde yağmur suyuyla mobilize olup su kaynaklarıda tüketmesi söz konusu ayrıca. Kısacası kömürü 4.5 km öteden getirip yakıp külünü tekrar geri taşımak nasıl bir mantıktır anlamak zor tabiki.



Önde turkuaz deniz arka planda yaktığı kömürün ancak %40 ını enerjiye fakat tamamını kirliliğe dönüştüren santral.

Biz santralin önünden geçerken denizde Greenpeace gemisi ve tekneler bir protesto gösterisi yapıyorlardı.




Böyle bir gezi yazısında bunlardan bahsedip tadını kaçırmayalım dedik ama yinede bahsetmekte fayda var.



Çitlenbik ve hemen arkada turkuaz sular.

Çökertme



Önce çökertme köyü geliyor. Daha sonra Çökertme koyu.


Halil ile Ümmi Gülsümün talihsin aşklarının yaşandığı çökertme köyü ve aşağısındaki çökertme koyunda çöketme türküsünü mırıldandık. Türküyü çok sevmeme rağmen ne anlattığını bir türlü anlayamamıştım. İnternette
araştırınca hikayenin burada yazılmayacak kadar uzun ve karmaşık olduğunu öğrendim (Buradan okuyabilirsiniz). Aslında türküde geçen çökertme Ören yakınlarındaki çökertme değilmiş, Yalıkavak marinanın olduğu yerin eski adıymış. Türkünde geçen diğer yer isimlerinin buraya uzaklığındanda anlaşılıyor. Hikayeden aslında çok iyi bir dizi senaryosu çıkar. Efelik yapan kahramanları çok seven milletimiz, içersinde hem efe, hem Bodrum, hem aşk, hem yiğitlik, biraz yasadışılık gecen bu çetrefelli hikayeyi çok tutar diye düşünüyorum.





Çökertmede çok güzel restoranlar ve pansiyonlar var. Bizim gittiğimiz zamanda oldukça sakindi.




Çökertmeden çıktıktan sonra en son durak hakkında güzel şeyler duyduğumuz Mazı.

Mazı-Hurma sahili



Mazının tepeden görünüşü.

Gökova koyunun klasiği önce koyu yukardan görüp neye benzediğine baktıktan sonra kıvrıla kıvrıla deniz kenarına inmek. Korsan saldırılardan korunmak için köyler koylara yukarıdan bakan konunaklı yerlerde kurulmuş. Mazı, Bodrum a bağlı bir köy ve Bodrum'un en uzak köyüymüş.




Aşağı Mazı köyünün dar yollarından geçince hiç bir yere uğramadan sahile ulaştık. Derdimiz biran önce denize atmak kendimizi. Fakat öyle bir yere geliyoruz ki müşteri olanların park edemeyeceği şeklinde uyarının olduğu bir çıkmaz yola giriyoruz. Yol üzerindede başka park edecek yer yok. Çaresiz sorarlarsa bakıp çıkacağız diyeceğiz ya da birer gazoz içeceğiz.




Sezon dışı olduğu için hiç kalabalık değil. Plaj bol çakıllı. Deniz iyi geldi. Mazı Bodrum'un yakınında ama sit alanı içinde kaldığı için yoğun bir yapılaşma olmamış. Denizin tadını çıkardıktan sonra kuzeye Mumculara doğru yol alıyoruz.



Mazı- Bodrum'un Gizli Kalmış Yüzü

Mazı Bodrum




Harita


Ören-Mazı haritsını daha büyük görmek için

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder