20 Ocak 2008

Örnekköy-Oteller-Tantalos Yürüyüşü


Örnekköy ün üzerinde çoğunluğu beyaz mermerden oluşmuş ölümün soğukluğunu anlatan mezarların içersinden geçtikten sonra baharla birlikte yeniden yeşermeye yüz tutmuş dere yatağından başlıyor yürüyüş. Dere boyunca otların üzerine yağmış ciğ iyice yatay gelen güneşin ışıklarıyla parlayınca insan kendini bir masal aleminde zannediyor.

Yolda karşılaştığımız yeni doğmuş bir keçi hayatının ilk saatlerinde şaşırmış bir şekilde bize bakıyor. Parkur üzerinde iki üç çeşme ile karşılaştık. Bu mevsim itibari ile bu çeşmeler akıyor ama havalar iyice ısınınca ne olacakları belli olmaz. Parkur öğle yemeği için verilecek molalın olduğu senataryum binasına yaklaştıkça dikleşiyor.

Öğle yemeği terkedilmiş bir otel görünümündeki sanatoryum binasının önünde. Söylenenlere göre Buca da kurulmuş bulunan sanatoryum havası güzel olduğu için buraya taşınmış. Bilmeyenler için sanatoryum, veremli hastaların iyileşmesi için kurulmuş sağlık kurumları ve veremin kökünün kazılması ile yurt genelinde kapanmaya başlamış. Karşıyaka belediyesi nin bu binaları Orman bakanlığından alıp, otel haline dönüştürme çabaları varmış. Yakın kaybettiğim ninemi ziyarete giderken şehir içindeki hastanlerin ne kadar havasız ve moral bozucu olduğunu düşünmüştüm. Dağların havası ile iyileştirici bir etkisi olduğunda uzmanlar fikir birliği yapmışlar. Belkide burası yine hastaları iyileştirmek için kullanılır.


Tantalos kayasının üstünden Karşıyaka ya doğru muhteşem bir manzara ayaklarımız altında.
Dönüşte ikinci bir gurup olarak Tantalos kayası üzerinden yürüyüşe devam ediyoruz. Tantalos ta belirin bir tarihi eser kalıntısı görünmemesine rağmen yer yer düzenli duvar ve kuyu kalıntısını farkettim. Ayrıca etrafta kırmızı kiremit parçacıkları var.
Yeri gelmişken Tantalos nedir ondan bahsedelim. Tantalos Zeus ve Plouto nun oğlu sayılan ve Manisa dağında hüküm süren bir lidya kralıymış. Tanrılara karşı yaptığı bir kötülük yüzünden sonsuza kadar cezalandırılmış. Çene hizzasına kadar su dolu bir yerde tutuluyormuş ve su içmek istediği vakit su kayboluyormuş ve başının üzerinde çeşit çeşit meyve olmasına rağmen alamıyormuş.

Ne dersiniz, kuraklık ile birlikte ilahi olarak Tantalos misali cezalandırılıyor muyuz acaba?



Örnekköyden Yamanlara doğru kanyonda dere akarken yer yer küçük şelaleler oluşturuyor. Derenin hiç değişmeyen dekoru yine çınar ağaçları

Geri dönüş yolunda biraz önce çıktığımız Tantalos tepesinin üzerinden doğuyor. En geride Yamanlar tepesinin üzerinde antenler görünüyor.

Yürüyüs Istatistikleri




Parkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)
Toplam parkur uzunlugu: 17.31 km
Maksimum tirmanilan yükseklik: 634 m.
Toplam zaman:8:00:55
Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:7.54 km / 3:01:29 / %16.1
Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:8.21 km / 2:51:55 / %23.6
Ortalama hiz:2.7 km/saat
Haraket edilen zaman:6:19:55
Adim sayisi:
Zorluk Derecesi: 29.35

Fotograflar







Albümü görüntüle

Harita üzerinde fotograflari Görüntüle

Harita





Haritayı daha büyük görüntüleyin






Parkuru Google Earth ile görüntüle


Kaynakça


Tantalos

Ekşi sözlükte Tantalos

Ahmet Altan ın bir yazısı

13 Ocak 2008

Armutlu-Mahmut Dağı Yürüyüşü




Palamut Çeşmesi, Çiçekli Köyü, Bornova

Yürüyüs Istatistikleri




Parkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)

Toplam parkur uzunlugu: 13.79 km
Maksimum tirmanilan yükseklik: 1074 m.
Toplam zaman:7:00:57
Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:6.37 km / 2:20:29 / %20
Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:6.54 km / 2:20:29 / %30.4
Ortalama hiz:2.6 km/saat
Haraket edilen zaman:5:13:08
Adim sayisi:
Zorluk Derecesi: 35.56

Fotograflar







Albümü görüntüle

Harita üzerinde fotograflari Görüntüle

Harita





Web sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle


Parkuru Google Earth ile görüntüle
GPS datasini gpx formatinda indir

01 Ocak 2008

Yılbaşı Akşamı Konak Meydanı


Yeni yıla doğru her büyük şehirde olduğu gibi İzmir i de ışıklarla süslüyorlar. Bunu fırsat bilip biraz ışıklandırılmış Konak meydanı fotosu çekmek istedim.


Bu fotograflarda oynama var mi?
Nedense güzel bir fotograf gören herkes önce fotografta photoshop hilesi olduğunu düşünür ve bana aynı soruyu sorar. Bende hem evet hemde hayır diye politik bir yanıt veririm. Profesyoneller fotografı kullanmadan önce muhakkak üzerinde ufak tefek düzeltmeler yapar. Bu dijital fotograf icat olmadan çok daha önceleri karanlık odadada yapılırdı. Photoshop programındaki çoğu işlem aslında karanlık odadakı bir tekniğin digital olarak sağlanmasından başka birşey değildir. Digital fotograf makinaları ne kadar ileri teknolojide olsa mükemmel fotograf çekmezler ama belirli renk ve kompozisyon bilgilerinı taşır. Photoshop gibi fotograf editörleri kullanarak bu fotograf özellikleri tekrar ortaya çıkarılır. Çeşitli fotografların birleştirilmesi "fotograf düzenleme" olarak geçer ve orijinal fotograf çekilen görüntüden farklı olabilir. Bana göre fotograf ile oynanıp oynanmadığı değil, fotografın belli bir mesajı, duyguyu, bilgiyı aktarması ve bakan kişide merak yaratması önemlidir.

Bu fotolar fotograf sehpa(tripod) kullanarak ve güneş battıktan sonra alaca karanlık dediğimiz zaman çekildi. 200 ISO da ve 1 sn civarında pozlandırıldı. JPG olarak çekilen ham fotolar photoshopta renk dağılımı seviye (levels) düzeltmesi yapıldı. Bazılarına HDR denen ve fotografın karanlık ve aydınlık alanlarının eşitlenmesine dayanan teknik kullanıldı. Uzun fotolar 2 adet fotografın photoshopta kesintisiz montajı ile sağlandı.


Albümü görüntüle