18 Ocak 2009

Çıplakdağ / Ören / Kemalpaşa Yürüyüşü

Toplam Yürüyüş: 12.00 km

Ocak ayını yarısından fazlasını şimdiden bitirdik. Soğuk ocak ayına rağmen günlük güneşlik bir hava var. Havada tek bulut bile yok. GPS, SLR Makina, Baton falan derken tüm ekpmanları yüklenip sabah sabah meraklı bakışlar arasında çarşıyı geçtim. İnsanlar en fazla arkada sarkan teleskobik batona takıldıklarını farkettim. Onlar samuray kılıcı ya da Starwars'daki ışın kılıcı gibi birşey zannediyorlar.


Bazı evler restore edilmiş



Bizim Bobedak gurubunun bulundu araç sırasıyla Kemalpaşa, Örnekköy, Armutlu yu geçiyor ve Ören e geliyor. Kahvelerin bulunduğu yerde inip yürüyüyüşe başlamak için hazırlanıyoruz. Etrafta restore edilmiş evleri farkeetim. Çok güzel evlerin sağında solunda klimalara, borular, uydu antenleri Türkiye nin çoğu yerinde olduğu gibi buradada evlerin muhteşem görüntüsünü berbat etmiş.

Yürüyüş Ören in için meraklı bakışlar arasında başlıyor. Hızlı bir tempoda dinlenmeden uzun bir yürümeye başlıyoruz. Aslıında yürüyüş başlangıcında ısınmadan yüksek tempoda tırmanışa geçmenin sağlık açısından bir çok sakıncaları olduğunu konuşmuştuk ama sanırım doğaya çıkmanın hevesiyle bu hemen gözardı ediliyor.

Yaprak ve Kırağı

Kırağı kristalleri yaprağa farklı bir hava katıyor.



Yürüdüğümüz parkur ağırlıklı olarak meşelik. Buranın ismini "Meşelik Pınarı" olarak duyduğumda isim çok hoşuma gitmişti. Meşe, çamlara göre bodur ve heryerden fışkıran bir yapıya sahip olduğundan zaman zaman patika haricinde yürümek oldukça zor hale geliyor. Yer yer yeni çıkan bıçkınları kesip seyrelttikleri için rahat ettik. Hayrettin Karaca meşenin Türkiye nin milli ağacı olması gerektiğini söylüyordu kitabında. Meşe ağacı çok dayanıklı olurmuş kessende, hatta yansa dahi hemen geriye çıkarmış. Meşelik pınarında yürürken bunları düşündüm birde meşe odunundan yapılan odun kömürü kullanılan mangalların ne kadar çok muhabbete aracı olduğunu. Birde "Sobalarında kuruda meşe yanıyor efem" türküsünü.

Yürüyüş sırasında dağın güneş almayan kuzey taraflarından geçtiğimizde hafif bir kırağının daha erimediğini, kristalize olmuş kar yaprakların ve dalların kenarlarını oya gibi süsleyerek kendince bir sanat eseri yaratmış, kuru yapraklar başka bir güzellikle hayat bulmuş.

Çıplak dağ sanırım dağda doru düzgün ağaç olmadığının böyle bir isim verilmiş. Öğlen çınarların altındaki buz gibi akan çeşmede mola verdikten sonra güzel bir patikayla Ören e ulaştık.



























*Yaprak ve Kırağı *Kuşburnu
Çigdem
Çınar Ağaçları
Ciddiyet
*Parkur Haritası



>Harita



Google Map Harita ve fotogaflar

Parkuru Google Earth ile görüntüle

Ortam Müziği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder