24 Eylül 2009

Ula

Ula 
Bulmacaların ilçesi


Kare bulmacayla uğraşmış olupta Ula nın ismini duymamış yoktur da bu şirin ilçeye uğrayan çok az kişi vardır. Bizde yıllar yılı hep bir an önce denize varmak için yakınından hızla geçerizde hiç içine gitmişliğimiz yoktu.

Dondurmam Gaymak filminin çekildiği yer de olunca Muğla-Akyaka arasında Sakar geçidine varmadan bizde bu ilçeye uğrayalım dedik.




Arabamızı daracık ana caddesinin önünde eski bir Ula evinin önüne parkettikten sonra Ula sokaklarında yürümeye başladık. En dikkat çekici olan sağda solda duran bir çok bisiktti. Burada yaşlısından gencine, kadın erkek herkes bisiklet biniyor. Türkiye'de kişi başına en çok bisiklet düşen yer Ula'ymış. Çocukluğumuz efsanesi bisan ın bisikletleri heryerde görmek mümkün.








Akyaka daki evlere model teşkil eden Ula evleri maalesef çok kötü durumda. Çoğunun yıkılmak üzere olduğunu gördük. Bu evlerin en önemli özelliklerinden birisi tavandaki geçme taval işlemeciliğiymiş. Yeni evlerin birisinde bu tavanı koruyarak yapılmış bir çatı gördük.



Cadde üzerinde Dondurmam Gaymak filminde konusu geçen Nasip Dondurmalarını görüp sahibi ile biraz sohbet ettik. Filmin yönetmeni Ulalı Yüksel Aksu bu dondurmacı dükkanında bizzat çalışmiş. Filmin sembolü olan vespa motoru dükkanın üzerine yerleştirmişler. Film aslında bütünüyle Ula da çekilmemiş. Dondurmacı dükkanı aslında Muğlada ama çarşı cami de Ula dan alınmış ve hayali bir yer olarak montajı yapılmış.


Yinede birer karışık dondurma aldık ve gıda boyası olup olmadığını sordum sahibine. Yok dedi ama gıda mühendisi Olcay buna inanmadı ve içersinde aroma olduğunu söyledi ama dondurmayı yedi yinede. Dükkanın ilersine bol bol mandacılar (Algida vs) gördük ama nasip dondurmacısı bunlara çok aldırmıyordu.
Ula çok sakin ve huzurlu, insanların birbirne hoşgörüsünün olduğu modern bir yer gibi göründü bize. Filmin etkisinden mi olsa gerek Olcay ın yeni örgü saçlarını ve benim şort+sandal tarzımı pek yargılayıp yadırgamadılar.
Akyaka-Yücelen Orman Kampı

Akyaka'yı o kadar çok seviyoruz ki görmeden edemiyoruz. Orman kampında kamp kurduk. Kamp görevlileri yağmurun yağmayacağını söyleyince bizde gözden ırak bir yere çadırımızı kurduk.

Gece sabaha karşı yağmur çadırda tıpırdamaya başlayınca kalkıp çadırı su toplanmayacak şekilde biraz daha eğimli yere taşıdık. Yağmur çok az daha atıştırdı ama yağmadı daha fazla.

Gece boyunca düzenli aralıklarla silah patlaması duyduk. Daha sonra öğrendiğimize göre bu Gökava da tarlaları domuzdan korumak amaçlı tüp gaz ile yapılan bir düzenekten geliyormuş. Geceniz sessizliğinde biraz rahatsızlık vericiydi.

Çadır yeri için 15 TL ödedik ve aşıklar yolunda fotograf çektikten sonra Marmaris'e doğru yol aldık.
Daha önceki Akyaka ilgili yazılarımı buradan ve buradan bakabilirsiniz.



İskeleden Akyaka ve Orman kampı.



Çadırın etrafında faaliyet yoğun.


Plajda Olcay ın yaptığı harika kek kırıntılarından nasiplenmeyi bekleyen kuşlardan biri.

[1] Ula Belediyesi
[2] Yücelen Kamping
[3] www.akyaka.com


Tüm Fotolar





































Harita
View Larger Map

1 yorum:

  1. Ula'ya birkaç defa gittim ve kaldım, Recep amca, Zerrin teyze yaşıyo mu acaba, merak ettim... Akyaka yı özledim. O orman kampına, bi arkadaş bulsam bende gideceğim... Harika olmuş... not: dondurmasında gıda boyası olmayan bir yer biliyorsanız lütfen banada söyleyin!

    YanıtlaSil